Birkaç Bin Saat

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

“Gözlemledim. İçinde bulunduğum durumdan korktuğum zamanlar oldu. Ağlamaklı gözlerle baktım. İlk defa kaçıyordum hedeflerimden. Açılmaya başlayan kapıları birer birer kapattım; asosyal psikolojisi çökmüştü 65 kiloluk bedenime. Özgürlük diye bir şey kalmıyor sanki “o” anda.  Özgürüz beynimizde… Çevremdekiler tarafından başkaymışım gibi göz ucuyla bakıldım, bir tebessüm vardı yüzümde. Hiç hareketler sergilendiğim tanımı yapıldı, güldüm, içimden.   Birer […]

32

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

Şehrin merkezinde karşıdan karşıya geçerken, trafiğin tam ortasında durdu ve: *32: “Sıyrılmalısınız klişelerinizden!” Diğerleri de onu bekliyordu sanki ve hepsi birden yardıma koşarcasına yanında yer aldı. Bu durum organize edilmiş gibi görünebilirdi, ama hiç de öyle değildi. “Tanrı bizimle arkadaşlar”. 21: Kapitalizmin en dibinden öğle yemeğini bitirmiş ve koşarak geldi zayıfça biri olarak: “Kim bilir? […]

İçses Travis

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

İÇSES TRAVIS:  “Düşün asansördesin. Haz almadığın birinin muhabbetine maruz kaldın. Hatta muhabbet bile denemez… Dinliyorsun, dinlemiyorsun bile. Birazdan uyanacaksın… Ve o diyecek ki…” KARŞIDAKİ: “Düşün bir kafedesin…….$#?” DIŞARIDAKİ: “Anlamadım. Dalmışım ya?” KARŞIDAKİ: “Yakışıklı bir erkek gördün ve ona kendini göstereceksin. Geri dönüt olarak masana gelecek, sana iltifatlar ederek…” DIŞARIDAKİ: “Saçmalama!” İÇSES TRAVIS: “Egonu sıvazlayacak yani- […]

Yaşlar Arası Mektuplaşma: Bölüm 2 ‘Araf’

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

Saat sabah sekiz otuz beşti ve saate son baktığında üçü gösteriyordu, ama yetiştirmesi gerekenler olduğu için bir kahve’yle etmişti sabahı. Fakat yapması gereken en önemli şeyi hatırlamayı da ihmal etmedi geçmiş saatlerde. “Araya bunu da sıkıştırdım: ” “Merhaba kardeşim, buralar yağmurlu biraz. Sanmıyorsun inşallah gözyaşımdan dolayı havalar biraz Allah’a emanet. Yoksa ne olurdu halimiz? Çok […]

Yirmibirinci Yüzyıldan Aşağı

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

BİRİ: “Sadece odaklan ve kendini bırak.” DİĞERİ: “Oradayım ve atladım. Eee?” BİRİ:  “Düşün: gözlerin daha da kızarık görünüyor şimdi; kulaklarında daha da sisli sesler, derinden giren pis kokular var burnunda, en önemlisiyse artık uykularında olmayan bazı hayallerin var. Tamam mısın?” DİĞERİ: “Mmm. Evet. Düşmeye devam ediyorum ama, di mi?” BİRİ: “Sanırım. Sebepler var elbet, bu […]

Bilinmeyene Dönüş

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

– “Anlamadım beyefendi?” * dedi profesör. “Anlayamadım profesör.” dedi Nazım. – “Matematiğim iyidir ama, anadalım kadar değil beyefendi. Mesela Nöroşüroloji hakkında aylarca sürecek konferanslar verebilirim ama, integralin sadece ismiyle tanışığız.” “Siz hiç geceleri uyudunuz mu?” -“Geceleri uyumamam olası, o yüzden buradayım beyefendi.” “Uyumuş olmanızın kombinasyonunu hesaplayabilirim!” -“Anlıyorum beyefendi.” dedi uzatmak istemezcesine. “Duş almadan uyuyamayan bebek […]

Kafamın İçindeki Öyküler

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

“ Egolar, her gün daha da çarpar suratıma. Ağardıkça ağarır tebessümüm. Küflenir kelimelerim, susmaya teşebbüsümden. Kullanılmayan her harfin sonsuzluğunun olmaması gibi. Faili meçhul her hikayemin sonu. Her mekan, doğmayan bir insan gibiydi. Ve her karakter var olmayan bir canlıdan farksız. Kenara atılmış bir dünya klasiği gibi. Mesela geçmişle ilgili bir şeyler yazmalı: “Kimi zaman sabah […]

Çocuk Yanı

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

Bir yarı ölünün hatıra defterinden: “Uyuşturucu etkisi gibiydi, uykusuzluk kadar gece kahvesi tadında bir güneş… Aslında okuma bilmiyormuşcasına davranıyordu. İçindekileri görebilseydi, kadın öykü olurdu. Milyarlarca kez arama yapılmıştı uzaydan kendisine. Aç kalmış olmasına rağmen, saçlarını okşayınca üç öğün doyması da nano etki yapar gibi. Duvara baktık beraber, içimizdeki şeytanı projektörden yansıtır gibi. Bir çocuk bir […]

İçimdeki Şeytan

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

İstenilen oranda bölünüyoruz… İstedikleri gibi aşık olmamayı öğreniyoruz, istedikleri kıvamda, istedikleri… Hatta istedikleri zamanlarda daha da hızlanıyor bu orantı. Orantı terse döndüğünde oran değişmez ya hani, bu halde daha da artıyor katsayı… !!%%/()&& “Sessizliğine saktlan dostum!” dedi kendine ve yazmak için birkaç müsvette aramaya başladı, aslında bir de kaleme ihtiyacı vardı. Düşündü, elektriksiz ortamda laptop’ını […]

Metropole Yumruk Atmak

Posted on Leave a commentPosted in Öykü

“Dört duvarda kendinle kal.” “Boğuluyormusun gibi olur ya, işte öyle bir güne uyandım. Günaydın, ey güzel zamanlarda yanımda olan kalbimin karşıtı beyaz a4… Söyle bana! Kim bilirdi metropolde yaşamanın bu kadar zor olacağını ve kim söyledi böyle bir yaşamın bir gün seni bekliyor, hatta geç kaldığın bir randevuya sigara sinmiş gömleğinle ona sevgiline sarılırmışçasına… Tecrübeler… […]