19 ekim 2018 zalgiris kaunas fenerbahçe maçı

Posted on Posted in Fenerbahçe Basketbol

sezonun ilk deplasmanında, muazzam tribünler önünde, geçen sezonun açık alanda en zorlandığımız takımlarından biriyle oynuyorduk.

hava atışıyla joffrey lauvergne topu bize kazandırdı ve atağa başladık. sanssız diye niteleendirebileceğimiz bir top kaybı ile rakip atağına hazırlanıyordu. öne geçtiler. bizim atağımızda ise nikolo melli güzel oyununda faul almayı başardı ve 2 sayıyı da atarak atağı tamamladık. taraftar baskısını da arkalarına aldıklarında iyi bir oyun oynuyorlardı. bize geçen topta beraberlik şansını da değerlendiremiyorduk. tipil bir tempo oyunuyla, arturas milaknis ile 3 sayılık bir atak ile döndüler. üstüne bir de top kaybımızla gelen 2 sayı moralleri bozuyordu: 7-2. koç kızgındı ve mola dönüşü gigi datome ile hayata yeniden başlıyor gibiydik adeta ve kostas sloukas atağı 3 sayı ile bitirdi ve oyuna ortak olmaya hazırdık. brandon davis, kendisinin klasik pota oyunu ile topu kaçırıyordu ve biz de ataktan boş dönüyorduk. birkaç atak, karşılıklı olarak böyle geçti. en aktif diyebileceğimiz oyuncumuz nikolo melli, nikola kalinic’in de dahil olmasıyla oyunda daha da aktif oluyorduk, özellikle pota altında: 19-16. neyse ki oyun kurabiliyorduk, bobby dixon ile genişleyen çift guard rotasyonunda. sevincimizi kursağımızda bırakırcasına gelen bir oyunla arturas milaknis , ki bu hataları defalarca yapmıştık geçen sezon, ilk çeyreğe son üçlük ile giriyorlardı: 25-18. [6/10 sa (.6), 2/4 3s (.5), 4/5 fa (.8), 1-4 rb (5)]

ilk sayılarımızı yiyerek başlıyorduk ikinci çeyreğe ve jan vesely de ciddi bir faul problemiyle karşı karşıya olduğu için fazla müdahale edememişti. iyi kurulan oyunlar dahil olmak üzere, penetre sonrası top kayıplarımız devam ediyordu… iki takım da birbirine yakın bir oyun tarzı ile oynadığı için zorlanmalar yaşıyor fakat kaçan şutlarımız ile beraber gerideydik. brandon davis‘in devam iyi oyununa karşılık joffrey lauvergne hamlesi gecikmedi, üstelik nikola kalinic, jan vesely‘ye asisti sonrası smaç geliyordu. 29-20. birebirleri iyi oynuyorlardı hala, avrupa’nın sırtı dönük oyununu en iyi oynayan iki oyuncudan biri olan edgaras ulanovas, diğeriyse georgios printezis, faulü alıyor, hataya zorlamaya devam ediyordu. joffrey lauvergne üçlüğü kaçırıyor, nikola kalinic ribaund sonrası faulü alıyordu. üçlükleri kaçırıyor ve üstüne brandon davis hücum ribaund ile sayıyı alıyordu. biz ise defansif ribaundlarda çok zayıftık. oyun kurmakta o kadar fazla zorlanıyorduk ki, rakip bireysel yetenekleri ile oynayıp farkı açmaya devam ediyordu. şöyle bir gerçek var ki, oyun içi iletişimimiz zayıftı ve azalıyordu gitgide. faul üstüne faul yapıyor ya da ribaund veriyorduk. koç sinirliydi ve molayı almıştı… birebir oynayan ve hücum yapan takımlara karşı takım yardımlaşması üzerine yaptığı uyarılar dikkat çekiyordu. mola sonrası ilk sayımız kostas sloukas ile geliyordu. tempo düştüğü anlarda, her zamanki gibi faul yapıyorduk ki 18 faullerden yemiştik. marko guduric üç sayı ile bir şeyler vermeye çalışıyordu sanki, ama yeterli değildi. kalıcı olması bile yeterliydi aslında… agresif bir oyunla atakları bozmaya başladığımız anda, marko guduric iki asist ile ayakta kalmaya çalışıyordu ve sonraki atağında faul almayı başarmıştı jan vesely‘ye yaptığı asist sonrası (2/2). rakibin top kaybı yaşamasındaki en önemli oyuncu olan kostas sloukas, geniş oyunda yapılan faul sonrası 2 sayılık bir seri ile her şeyi yoluna koymaya başlamıştı: 38-31. uzun süren üç sayılık sessizliğimiz nikolo melli ile bozuluyordu ve biraz da olsa oyunu toparladık. farkı fazla azaltamasak da sekizde korumayı başardık diyebiliriz: 42-34. [13/21 2sa (.61), 3/7 3sa(.42), 7/8 fa (.87), 3-11 rb (14)]

marko guduric ile başladığımız iyi hucüm kostas sloukas ile tamamlanamıyordu, çok iyi hucümdu fakat top kaybı yaşıyorduk. rakibin kazandığı top sonrası jan vesely faulü alıyor, bir sonraki atakta adam paylaşımı sonrası yapılan hatada arturas milaknis üç sayı ile bitiriyordu atağı. kostas sloukas ise perde üstüden cevabı vermekte gecilmiyordu. üstelik kostas sloukas arkı beşe inmdiren bir üçlük de kazandırıyordu takımımıza. arturas milaknis nikola kalinic’i geçerek üç sayılık bir atış yapıyor… kaybedilen top sonrası jan vesely’nin ustaca topu kazanması ve paylaşılamayan top sonrası kazanılan atakta marko guduric‘in penetresi sonrası farkı dörde indiriyorduk: 47-43. kaçan toplar ile rakip farkı 7’de korumaya devam etti bir süre, sadece 7! neyse ki şansımız yaver gitti marko guduric 8 sayı ile devam ediyordu ve 3/3 ile üçlük atarak tamamladı şu dakikaya kadar. pota altında dahi çok zayıf kalıyorduk bu çeyrekte, ki pota dışında bir faul ancak kazanabiliyorduk. kayıplarımızı saymıyorum bile… faul atışlarımız ise yüzde ellinin altındaydı. fauller ile de başımız beladaydı, rakip için her şey yolunda olsa da… rakip adına 12 top kaybı vardı oyun boyunca boyalı alandaki yüzdeyi üst seviyeye çekmek adına ilk hamle jan vesely‘den geliyordu (10 sa). tyler ennis ise kendi adına (hiç piyasada yoktu şu ana kadar) iki sayıyı alıyor ve farkı dörde indiriyordu üçüncü çeyrekte: 57-53. [16/25 2sa (.64), 6/11 3sa (.54), 7/8 fa (.87), 4-14rb (18)]

üç oyun kurucu (kostas sloukasbobby dixontyler ennis) ile sahada olduğumuz son çeyrekte, oyunu gigi datome ve joffrey lauvergne ile kontrol altına alma planları kuruyordu koç ve joffrey lauvergne, kostas sloukas‘ın pasını çok iyi bitiriyordu ve koç hamlesinin karşılığını ilk iki sayıyla alıyordu. kısa-uzun eşleşmelerini doğal olarak beceremedik ve rakip adına cevap aaron white‘dan geliyordu. gigi datome’nin bulduğu topta, 1-1 oyununda faulü yapan da aaron white‘dı ne yazık ki… kostas sloukas üç sayı ile alev alıyordu ve kendi şutunu yaratarak 15 sayıya ulaştı: 61-58. uzundan uzuna top kaybına zorluyorduk rakibi ve oyunu kurmaya hazırlanan kostas sloukas topu bobby dixon ile buluşturdu ve yüreğimizin ağzına geldiği saha kaybı olayında, cross-over ile potaya gidiyor ve farkı ikiye indiriyordu bobby dixon. marius grigonis‘in potaya gittiği atakta jan vesely adeta “euroleague’e hoşgeldin çocuk!” dercesine blok koyuyordu. iki takım adına da mükemmel geçen bir çeyrekte, gigi datome’nin üç sayılık atışıyla öne geçiyorduk: 61-62. koçun üç oyun kurucu hamlesi işe yaramıştı. fakat bunu değiştirmesi gerekti ve normal oyunumuza dönerek üç sayılık bir hamle geldi rakipten nate wolters ile. kostas sloukas’ın kurduğu oyunda, joffrey lauvergnepotaya giderken tyler ennis’i görüyor ve tereddüt etmesiyle birlikte potaya atışıyla üç sayıyı buluyorduk. ataklarımız hız kesmeden gelmeye devam etti bu çeyrekte. rakibin kurduğu oyunu kesiyor ve kostas sloukas’ın kurduğu oyun ile joffrey lauvergne farkı yediye çıkaran sayıyı alıyordu. alexey shved sonrası belki de bizi zorlayan şutör olarak wolters, güzel bir oyun çıkarıyordu. kostas sloukasalev almaya çoktan başlamıştı bile ve bir lider gibi üç sayıyı yolladı potaya. bobby dixon ise koridor açıyor ve tyler ennis’i buluşturduğu top sonrası farkı korumaya devam ediyorduk: 72-79. tyler ennis, fark yaratmak adına faul alıyor ve 2/2 ile hucüm faul için joker gibi davranıyordu. rakibin kontrollü oyuna geçmesi sonrası ve pas trafiğini devre dışına bıraktığımız bu anlarda bobby dixon faul aıyor ve 1/2 atış ile dönüyordu.: 75-82. sonrasında bir değişiklik olmuyor ve top kaybı üstüne top kaybı yaşayan rakip, topun bizde olması ve oyun bitirme adına hamleler geliyor ve ikili averaj adına potaya gidilen topta sonuç alamıyoruz ve oyun sona eriyordu: 75-82. (ikinci yarı sonucu: 33-48)

“siz maç planı yaparsınız ama zeljko obradovic size başka bir şeyler sunar…”

mvp: kostas sloukas [17dk, 20sa (3/5 2sa, 4/6 3sa, 2/2 fa), 2rb, 5as, 25pir] ve maçı çevirmemizde etkisi büyük olan büyük yürekli adam: bobby dixon (7/2/2).

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *