32

Posted on Posted in Öykü

Şehrin merkezinde karşıdan karşıya geçerken, trafiğin tam ortasında durdu ve:

*32: “Sıyrılmalısınız klişelerinizden!”

Diğerleri de onu bekliyordu sanki ve hepsi birden yardıma koşarcasına yanında yer aldı. Bu durum organize edilmiş gibi görünebilirdi, ama hiç de öyle değildi.

“Tanrı bizimle arkadaşlar”.

21: Kapitalizmin en dibinden öğle yemeğini bitirmiş ve koşarak geldi zayıfça biri olarak: “Kim bilir? Babamı severim. Sanırım birkaç on yıl daha böyle devam eder, ama bu durum içler acısı.”

Çelişiyordu içinde bulunduğu durumla. Reflekslerini kaybetmişti çoktan.

57: “İnsan robotlar… Kareleri sayılan bir film gibi bakıyorlar evladım, Bulls’un eski halinden eser kalmamış gibi dökülmüşler içten içe… Ah Majesteleri!” Tecrübe de oradaydı ve her an tetikteymişcesine delirir bir halde “Uzun forvetimizi de kaptırdık Spürs’e…”

44: Tecrübeli görünümüyle takım elbisesiyle ve bıyık-sakal uyumu bir hayli hoş görünümüyle: “Ailemle yaşadığını en son ne zaman hissettin sen, son üçlükte Jordan!? Ailen huzur içinde yatıyor mudur sence? Nerden mi çıktı, ha? Farketmem için bir atraksiyona ihtiyacım vardı ve az önce yaşamış olsam gerek. Henüz olgunlaştın bence.”

57: “Tabii Wade…”

diyemeden nefes darlığıyla baş etmeye başlamıştı çoktan. Dayanamadı haliyle. Saçları dökülmek üzereydi, görünümünde göz alıcı bir şeyler yoktu. Bitkin düşmek üzereydi.

25: Gülümsemesini yüzünden eksik etmeyen tavırlarıyla hallice: “Hadi başlayalım! Ne bekliyoruz… Sizin muhabbet anlayışınız bence fazla banal. Ben iyimser rolü yapmayı beceremiyorum ya da fazla karamsarım diye düşünmüştüm hep, sanırım ölene kadar. Zaman daralıyor. Gülümserim mesela. Odamda ağlarım sadece. Şöyle bir gerçek var ki ‘Devrim güneş gibi doğacak her sabah!’ “

19: Gözlerinin rengi belli olmayan, uzaktan lens takmış gibi görünen ve marjinal tavırlarıyla: “Ya genel sorunum: Önyargı ve çirkinlik. Mutsuz olmamdandır belki de, diye düşünüyorum hep. Ama, ne yazık ki öyle değil. Kaldıramıyor belki de, diyorum içinden. Ben de bu yolda yanındayım.”

70: “İşte bu yüzden benim fazlasıyla arkadaşım kalmadı çevremde, birkaç yad edilecek şeylere sahip olduğumuz ve artık bir önemi kalmadıysa, arkadaşlarınızla geçirebileceğiniz güzel bir gelecek için tam zamanı! Fazla’dan bir kişi yer kaplıyor olacağım dünya’da.”

19: “Beynim yalnızlığı, bi’ tümör gibi benimsedi. Attı sonra. Aynı hâla. Kaybedecek zamanın kalmadı artık babalık. Jordan’dan bir üçlükle gülümsemek ister misin? Tek bir kare şansın kaldı. Ne dersin?”

*32: “Kafamın içinde konuşmak yerine dinleseydiniz devam ederdim ama, maalesef size anlatacağım bir tane bile mutlu anım kalmadı… Gülümserdim mesela. Odamda ağlardım sadece. Şu an gülümsüyorum bıyık-sakal kombinasyonuma muhteşem uyumuyla üzerimde takım elbisemle ve dökülmek üzere olan saçlarımla. Hem de bembeyaz..”

25: “Tecrübe yaşamadan… #^!% …istemiyorum.”

İzin vermedi artık diğerlerine konuşmak için ve ortada hiçbir şey kalmamıştı konuşmak için. Devam etti mırıldanarak haliyle:

“İşte bu yüzden uyumanın en kolayı olan bu yolu seçtim ve trafiğin ortasında dikkat çekmek üzere günün en yoğun olduğu ve sanırım yaşlandığımda söylemem gereken gibi, sabah değil ama, güneş devrim gibi en tepeden doğmuşa benziyor şu an.

Evet, öğlen üç civarı ve her şey hazırdı bir devrim için. Yatıyorum, kanlar içinde ve umutların tükendiği şu anda halen kafamın içinde konuşmaya devam ediyorlar. Gözlerim dolmadı nedense. Söyleyecek bir şey yok. Bu en kolay…”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *