Birkaç Bin Saat

Posted on Posted in Öykü

“Gözlemledim. İçinde bulunduğum durumdan korktuğum zamanlar oldu. Ağlamaklı gözlerle baktım. İlk defa kaçıyordum hedeflerimden. Açılmaya başlayan kapıları birer birer kapattım; asosyal psikolojisi çökmüştü 65 kiloluk bedenime.

Özgürlük diye bir şey kalmıyor sanki “o” anda. 

Özgürüz beynimizde…

Çevremdekiler tarafından başkaymışım gibi göz ucuyla bakıldım, bir tebessüm vardı yüzümde. Hiç hareketler sergilendiğim tanımı yapıldı, güldüm, içimden.  

Birer birer kopan bağlar, öcüymüşüm gibi kaçmakta olan insanlar gördüm, küfrettim, içimden.

Aylar geçti. Geriye bakmadım. Narkozvari bir duygunun midemdeki etkisiyle, kusacağım geçmiş olabilecekleri anlamına geldi bu. Sevdiğim yiyecekler, bittabii içecekler onlara benziyordu, kustum, zamanla.

Babamla aram daha iyi.

Hayal kurabiliyorum. 

Aşk hayatım gene aynı.

Birkaç değişiklik var ama, böyle daha mutluyum.  

Benden bu kadar…” demek isterdi belki de o zamanlar.

Her şey değişti.

Önceleri böyle bir yaşam sürmüş olabilirsin.

Ama pes etmediğinde başlar her şey:

“Düşündüğümde alkıma gelen şeyler var; blöf ve aslarım. Uyumadan önce beynimde dolaşan bi’ paranoyaydı belki de. Sabah kalktığımda yapacağım ilk şey bu olmalıydı, falan, kahvaltıdan sonrası yani.

Nereye dokunsam ya kırıyordum ya da başlarda iyi giden şeyler sonrasında boka sarıyordu geçmişte.

Kim değer veriyor bana, kim kuyumu kazıyor. Göremez olduğum anlar da vardı tabi ki. Sonunu görmeden ilerliyordum işte. Gaza gelmek dışında her şey istediğim gibiydi.

Birkaç yıl öncesiydi.

Denge kaybım vardı.

Ne yapacağım konusunda arayış içerisindeydim, yardıma ihtiyacım vardı.

Çevremde kimse kalmamıştı, ailem dışında. Ve birkaç dostum vardı yanımda.

Zamanla…

Sabrettim.

Başardım diyemem ama, her şey yolunda.”

“İşte böyle. Hayallerim daha da güçlü.

Korkmuyorum hiçbir şeyden…”

Ses gelmedi karşı masadan.

“Dinlediğin için teşekkürler gene de…”

 

2018, …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *